Öyle değil mi? Kim bilir şimdi, şimdi kim bilir hangi asıl kocalarımızı ve karılarımızı aldatmış durumdayız? Dur anlatacağım hepsini, bir yudum
ezel daha...
1. Şu demin anlattığım Mehmet'le şu senin müsteşarın olan...
2. Lüks birotel odasında Prenses Nurhan'ın sallabaş kocasıyla, hem odanın ortasında havuz biçimli pırıl pırıl bir yatak varken, öylece koydum adamı sana koştum, adamsa ardımdan ayıp yerini eliyle örterek ve sallanarak iplikleri etlerinin, ezel bunu Nurhan'a ders olsun yaptım eşarbımı da unuttum onun dolabında; tanır onu...
3. Bir sandalda Kınalı açıklarında, buna hep hayıflanırım, gök ölene kadar kalacaktı gözlerimde ama adamın iğrenç uzun kıvrık ayak tırnaklarına takıldım...
4. Bir Yahudi terzi'nin prova odasından geçilen ince uzun bir koridorun ucunda, hep uzun uzun öpüşmelerle dayanılmaz sanılan ama ben dayandım yarım saat öpüşmeye, kaçırmıştı zamanını o. 5. Bir asansörde —gözlerimizle, hiç tanımadığım o, ezel dizisi beş kez inip çıktık sana geliyordum, hiç böyle güzel sevişen erkek bilmem.
6. Bir yılbaşı gecesi hani Türkân'larda geçirmiştik, arka odalardan birinde, o sizin yabancı uzman vardı hani Mister Hogart mıydı neydi... Eee ne devrildin gene, kıskandın mı yoksa... Haa o işi Türkân ayarlamıştı sana çok kızardı bilirsin, benim aklımdan bile geçmezdi..
.
7. Bir içkievinde tezgâhın arkasında, zilzurnaydık yeteneksiz, inatçı bir ozanla. Dudağının kıyısına bir yemek parçası yapışmıştı öpemedim.,. AaaL Kıskanıyorsun, kıskanıyorsun sen beni, söyleseydin ya ölmeden önce, "yapma, seni seviyorum, kutsaldır ve dokunulmazdır evlilik, benden başkasıyla yapma öpeyim ayaklarının altını" deseydin ya! daha henüz körpeyken o ayaklar, demedin...
Peki kalsın anlatmam, ölüm yatağındasın, birazdan öleceksin... Ama bil ki her birini ince taktiklerle atlatarak sana el değmemiş olarak, tabii bu asıl sana olan sevgimdem değil yalan söyleyemem, kendime güvenme duygumu yitirmemek asıl, çünkü bir kez başladın mı artık sonu yok ve o ezel dizisi adamca hemen iskitilebilirsin, oysa ezel izle gidince kalınır elbette ellerimi ve dudaklarımı ve adam kötü niyetliyse ayaklarımı öptürdüğümü saymıyorum... ama sana bir genç kızılarak genç kızdan da daha beyaz dönmüşümdür, duygulu ve ince serçe parmağımı üfleyerek öpen sana, çünkü sen değersin ve yetersin sevdin beni, hep hoş-radün, çocukluğuma verdin, bağışladın. Senin kapanmalıyım